Pek çok hücre yüzeyinde transferrin için özel reseptörler (sTfR) bulunur. Transferrin bu reseptörlere bağlanır ve reseptör bağımlı endositoz ile hücre içine alınır. Lizozomların asit pH’ı demirin proteinden ayrılmasına neden olur. Serbest demir sitoplazmaya geçer. Apotransferritin lizozomlarda yıkılmaz, reseptörüyle birlikte plazma membranına gider, reseptörden ayrılır, plazmaya geri döner ve yeniden demir bağlayarak ihtiyacı olan hücrelere taşır.
Endositik siklus sürecinde TfR’nin eksternalizasyonu sonucunda, TfR’nin solubl bir formu serumda saptanabilir. Serum sTfR seviyeleri eritroid TfR turnoverı ile yakından bağlantılıdır ve hücresel demir gereksinimi ve eritroid proliferasyon hızının başlıca belirleyicisidir. Önemli klinik çalışmalar, plazma sTfR konsantrasyonunun doku reseptör kitlesini yansıttığını göstermiştir. Akut faz reaktanı olmadığı için, enflamatuar durumlarda ve kronik hastalıklarda demir eksikliğinin saptanmasında iyi bir göstergedir. Kronik karaciğer hastalıklarında ve östrojen tedavisi alanlarda da etkilenmez. Bu yüzden kronik hastalık anemisi olanlar ile demir eksikliği anemisi olanların ayrılmasında faydalıdır. Serum sTfR’i gebelik boyunca ve yenidoğanda da vücut demir depolarının yararlı bir göstergesidir.
Serum sTfR konsantrasyonu eritropoez hızı ile değişir. Aplastik anemili hastalarda, kronik enflamasyon anemilerinde (örneğin romatoid artritli hastalarda), kronik böbrek yetmezliğinde ve herediter hemokromatozisde normalin altında; otoimmun hemolitik anemili hastalarda ve demir eksikliği anemisinde normalin üzerindedir. |